İçeriğe geç

Islahat hangi padişah zamanında ilan edilmiştir ?

Islahat Hangi Padişah Zamanında İlan Edilmiştir?

Giriş: Tarihe Daldım, Gözlerim Dönmeye Başladı

Şimdi size bir soru soracağım, ve lütfen bu soruyu hiç düşünmeden yanıtlamayın: Islahat hangi padişah zamanında ilan edilmiştir? Bu soruyu sormamın nedeni, İzmir’de yaşayan ve her şeyin en doğru şekilde yapılması gerektiğine inanan biri olarak, geçmişte yaşanan reformları günümüzde neden tam anlamıyla yerleştiremediğimizi merak etmem. Yani, tarihteki bu büyük değişimlerin yanında, bugün bir şeyler değiştirmeyi hiç kimse başaramazken… Neden ya da nasıl? Tam olarak buradayım.

Hadi gelin, işin esprili kısmına geçelim. Benim de içinde bulunduğum bir ortamda, “Islahat hangi padişah zamanında ilan edilmiştir?” sorusu dönüp duruyor. O soruyu duydum, ama biraz oyaladım, kendime bu soruyu çok derin düşünmemeyi söyledim. Fakat bir şekilde, kafama takıldı. Gerçekten hangi padişah zamanında olmuştu bu işler?

Tarih Kitaplarında Islahat: Neydi O “Islahat” Durumu?

Öncelikle, “Islahat” ne demek? Açalım bu işin içini. Eğer tarih kitabı okuyan tiplerdenseniz, Islahat, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki reform hareketlerine verilen isimdir. Yani o eski Osmanlı’yı düzene sokmaya çalışan padişahların yaptığı değişiklikler. Ama bu tabii ki tek bir olay değil, bir sürü farklı alanı kapsıyor. Eğitim, ekonomi, hukuk… Başka bir deyişle, her şey düzeltilmeye çalışılmış! Ama ne kadar mı başarılı olmuşlar? O kadar işte!

Düşünsene, bir padişah çıkıyor ve “Yahu şu devletin işleyişini biraz düzeltelim, ne de olsa herkes sürekli bir ‘Islahat’ derdiyle yaşıyor” diyordur. Hatta muhtemelen bir de yakışıklı bir adamla yanına birkaç danışman koyup reform yapmaya başlıyor.

İçimdeki tarih sevdalısı mühendis “Islahat’ı kim yaptı” sorusunun cevabına odaklanıyor ama o sırada gözlerim biraz kayıyor. Tarihe bakarken bazen “Ya bizde de işte her şey düzenlenebilir, ama kimse bir adım atmıyor” diye düşünüyorum. Neyse, soru neydi? Islahat hangi padişah zamanında ilan edilmiştir? Cevap verelim o zaman: II. Mahmud.

Evet, gerçekten tam anlamıyla II. Mahmud’du. Bu adam çıkıp yenilikler getirdi, reformlar yaptı ve devlete modernleşme yolunda bir yön verdi. Hatta o kadar radikal bir şekilde işler değiştirdi ki, eskiden okuduğum bir dergide yazdığına göre, II. Mahmud, “Yahu bir de şu devleti düzgün bir şekilde işletebilir miyiz?” diye düşündü ve reformlarını başlattı.

II. Mahmud’un Reformları: Radikal Değişiklikler Mi?

Evet, evet. O dönemde, II. Mahmud, aslında geleneksel yapıları büyük bir cesaretle yıkmaya başladı. Kimi zaman zorbalıkla, kimi zaman yenilikçilikle, ama değişim çok sert oldu. Ne demişler? “Değişim, bazen huzur verir, bazen de kaos yaratır.” İyi de, 1826’da gerçekleşen “Yeniçeri Ocağının kaldırılması” gibi bir şey yapınca insanlar karıştı tabii. “Ocağımız ne oldu?” diyerek sokaklarda yürüyenler çıktı, ama işin sonunda, reformların gerçekten devletin ilerlemesi adına önemli bir adım olduğunu kabul etmek gerek.

İç sesim: “Tamam, tamam. II. Mahmud’un reformları başardı ama, ama hep bu tür devrimler sonrası toplumda huzursuzluk oluyor ya. İnsanlar, ‘Neden böyle oldu, nasıl oldu?’ diye soruyorlar. Mesela, yeniçeriler neden bu kadar sinirlendi? Gerçekten bu kadar değişim herkese iyi gelmiş miydi?”

Ama reform, aynı zamanda yeniliklerin başlangıcıydı. Yeni okullar açıldı, hukuk sistemi yeniden düzenlendi, devletin askeri gücü yeniden organize edildi. Hatta yeni bir ordu kuruldu: Sekban-ı Cedit. Hani bunlar modernleşme yolunda attığı adımlardı. Ama ya halk? Halkı memnun etmek kolay mı? Değil.

Yeri Gelmişken: II. Mahmud’a Hayranlıkla Eleştiri

Benim içimdeki tarihçi: “İyi güzel de, II. Mahmud’un yenilikçiliği bana biraz acımasız geldi. Tamam, bazı şeylerin değişmesi gerektiği doğru, ama bir sürü insanı o kadar sert yoldan zorladılar ki… Hani modernleşme dedikleri şey biraz da aceleci değil miydi? “

Gerçekten de II. Mahmud bir yandan geleneksel yapıları, yeniçeri gibi eski kurumları kaldırırken, diğer taraftan da sert bir şekilde yeni şeyler dayatıyordu. Ama işte, tarih her zaman bir cesaret gerektiriyor değil mi? Reform yapabilmek için bazen sert adımlar atmanız gerekebiliyor. Sonuçta, II. Mahmud o cesareti gösterdi, yeni adımlar attı. Hem Osmanlı’yı modernize etti, hem de çok ses getiren kararlar aldı. Ama bu arada öfke de uyandırdı, onu da unutmamak lazım.

Sonuç: II. Mahmud ve Islahat

Sonuç olarak, Islahat hangi padişah zamanında ilan edilmiştir? sorusunun cevabı gerçekten çok basit: II. Mahmud. Ama bu soruyu sorarken, sadece reformların ne kadar başarılı olduğunu değil, değişimin her zaman toplumda nasıl yankılandığını da göz önünde bulundurmak gerek. Değişim her zaman kolay gelmez, bazen huzursuzluk yaratır, ama bazen de uzun vadede faydalı olur.

İç sesim: “Bir şey değişiyor ya, mutlaka eski düzenin biraz yıkılması gerek. Ama acaba biz de gerçekten II. Mahmud gibi radikal adımlar atabilir miyiz? Her şeyin yenilikle çözülüp çözülmediğini biraz da sorgulamak lazım.”

Evet, her değişim büyük bir sorumluluk getirir. Bunu unutmamalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet girişhttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net