Hasbunallahu ve Ni Mel Vekil: Ekonomik Bir Perspektif Hayat, sınırlı kaynaklarla yapılan seçimlerden ibarettir. Ekonominin temelini oluşturan bu anlayış, her bireyin ve toplumun karşılaştığı zorlukları daha iyi kavrayabilmesini sağlar. Bir şeyin fiyatı, bir seçim yapılırken ödenecek bedel, bir diğerinden vazgeçme kararının maliyetidir. Bu, yalnızca maddi ölçütlerle değil, aynı zamanda manevi değerlere sahip bir sistemde de geçerlidir. İslam kültüründe, “Hasbunallahu ve ni mel vekil” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) ifadesi, insana bir güven, bir teslimiyet sunar. Bu teslimiyet, bir anlamda kaynakların kıtlığı karşısında doğru ve bilinçli seçimler yapabilme gücüyle özdeştir. Bu yazıda, söz konusu ifadeyi mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Toplumsal hayatı anlamaya çalışırken bazen bireyin zihnine, bazen de onu kuşatan yapılara bakıyorum. Çoğu zaman ikisinin birbirinden ayrılamayacağını fark ediyorum. Okulda öğrenilen bir bilgi, yalnızca bireysel bir zihinsel süreç değil; aynı zamanda sınıfın, ailenin, kültürün ve hatta iktidar ilişkilerinin içinden süzülerek anlam kazanıyor. Bilişsel yaklaşım nedir eğitim bilimleri? sorusu da tam bu noktada ilgimi çekiyor. Çünkü bu yaklaşım, öğrenmeyi bireyin zihninde gerçekleşen bir süreç olarak ele alırken; sosyolojik açıdan bakıldığında, zihnin toplumsal koşullardan bağımsız olmadığını bize yeniden hatırlatıyor. Bu yazıda bilişsel yaklaşımı eğitim bilimleri bağlamında tanımladıktan sonra, onu toplumsal normlar, cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve güç ilişkileriyle birlikte ele alacağım.…
Yorum BırakAudi Neden Önden Çekişli? Önden çekişli araçlar, çoğu zaman sürüş deneyimiyle ilgili iki zıt görüşü beraberinde getirir. Kimileri daha sportif bir sürüş için dört çeker araçları tercih ederken, diğerleri ise önden çekişli arabaların daha pratik ve ekonomik olduğunu savunur. Peki, Audi gibi prestijli bir marka, yüksek performans beklentileriyle bilinen bir üretici olarak, neden önden çekişli sistemlere yöneliyor? Bu sorunun cevabı, sadece teknik tercihlerle sınırlı kalmıyor. Hem markanın tarihine hem de günümüz araç pazarına bakarak biraz derinlemesine düşünmek gerekiyor. Audi’nin Tarihsel Yolculuğu ve Teknik Tercihleri Hadi önce Audi’nin geçmişine bir bakalım. 20. yüzyılın başlarında, Audi; ileri mühendislik, lüks tasarım ve performans…
Yorum BırakNöronlarda Merdiven Etkisi: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenmek, insanın en derin deneyimlerinden biridir. Bu süreç, yalnızca bilgi edinmekten çok daha fazlasıdır; kişiyi dönüştüren, ona yeni bakış açıları kazandıran ve dünyayı farklı bir şekilde görmesini sağlayan bir yolculuktur. Öğrenme, bireylerin sadece zihinsel değil, duygusal ve toplumsal gelişimlerini de etkileyen bir süreçtir. Ancak bu yolculuk, her zaman düz bir yol olarak ilerlemez. Öğrenme, bazen bir merdivenin basamakları gibi, adım adım ve bazen de inişli çıkışlı şekilde gelişir. Bu tür bir öğrenme deneyimi, nöronlar arasındaki etkileşimlerden, nörolojik süreçlerden ve daha geniş bir toplumsal bağlamdan etkilenir. Peki, nöronlar arasında gerçekleşen bu etkileşimlerden biri olan “merdiven…
Yorum Bırakİnsan, başka kültürlere baktığında çoğu zaman bir aynayla karşılaşır. O aynada bazen tanıdık bir yüz, bazen de yabancı ama rahatsız edici bir bakış vardır. “Kim hesaba çekilirse azap görür?” sorusu da böyle bir aynadır. İlk duyulduğunda ahlaki, dini ya da hukuki bir çağrışım yapar; fakat biraz durup dinlediğimizde, bu cümlenin farklı toplumlarda nasıl anlamlandırıldığını merak etmeye başlarız. İşte bu yazı, kesin cevaplar vermek yerine, kültürlerin çeşitliliğini keşfetmeye hevesli bir insanın merakıyla yola çıkıyor. Bu soru yalnızca bireyin kaderini değil, toplulukların kendilerini nasıl düzenlediğini, kime ne zaman hesap sorulduğunu ve bunun nasıl bir “azap” duygusu yarattığını da içerir. Antropoloji, tam da…
Yorum BırakKFC Nasıl Okunur? Pedagojik Bir Bakış Açısı Öğrenmenin gücü, yaşamı dönüştürme kapasitesine sahip bir etkiye sahiptir. Bir kelimenin doğru okunması gibi basit bir işlem bile, öğrenmenin derin süreçlerine dair ipuçları barındırır. “KFC nasıl okunur?” sorusu, ilk bakışta sıradan bir dil sorusu gibi görünebilir. Ancak bu soru üzerinden eğitim, dil, öğrenme ve pedagojik yaklaşımların nasıl birbirine bağlı olduğunu düşündüğümüzde, çok daha derin anlamlar çıkarılabilir. Öğrenme, sadece bilgi edinmek değil, bu bilgiyi anlamak, bağlamla ilişkilendirmek ve yaşamın farklı alanlarına uyarlamaktır. Eğitimde her detay, hem bireysel hem de toplumsal anlamda farklı yansımalar yaratabilir. KFC örneği, modern eğitimdeki pek çok öğrenme sürecinin sembolik bir…
Yorum BırakÇeşitli kültürler ve gelenekler üzerine düşünmek, insanları daha derin bir seviyede anlamamıza yardımcı olabilir. Her bir kültür, kendi ritüelleri, sembolleri ve değerleriyle benzersizdir. Bu benzersizlik, insan deneyimini daha zengin ve anlamlı kılar. Bir gün, kimyasal bir madde üzerinde, belki de bir laboratuvar deneyinde, çok basit gibi görünen bir soruya takıldım: “CH₃ polar mı?” Bu soru, kimyanın derinliklerine inen bir bilimsel düşünceyi temsil ederken, insan davranışlarının, kültürlerin ve kimliklerin keşfiyle birleştiğinde farklı bir boyut kazanıyor. Bu yazıda, kimyasal bir bileşiği değil, kültürel anlamları ve insan ilişkilerini keşfedeceğiz. CH₃’ün polar olup olmaması, bir kültürün kimlik inşasındaki “kutupsal” farklar gibi düşünülebilir. Peki, kimlik…
Yorum Bırakİç Gösteren Eteğin Altına Ne Giyilir? Psikolojik Bir Bakış İç gösteren bir etek, görsel bir ifadenin ötesine geçer. Moda, yalnızca dış görünüşümüzü değil, aynı zamanda içsel dünyamızı, kimliğimizi ve toplumsal rollerimizi nasıl algıladığımıza dair derin ipuçları verir. Ancak bu “iç gösteren” kavramı, sadece estetik bir seçim değil; aynı zamanda bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojinin kesişim noktasında bulunan bir sorudur. Peki, bir iç gösteren eteğin altına ne giyilir? Bu, yalnızca bir stil tercihi değil, aynı zamanda insan davranışlarını anlamamıza yardımcı olabilecek çok daha derin bir sorudur. Bilişsel Psikoloji: Görsel Algı ve Kendilik Bilişsel psikoloji, insanların dünyayı nasıl algıladıkları ve bilgiyi nasıl…
Yorum Bırakİncil’de Tanrı’nın İsmi: Antropolojik Bir Perspektif Dünyanın dört bir yanındaki kültürler, tarih boyunca Tanrı’yı farklı isimlerle, farklı biçimlerde anmışlardır. Tanrı’nın ismi, her kültürde farklı anlamlar taşır, toplumların inanç sistemlerine, kimlik yapılarına ve toplumsal ritüellerine derin bir şekilde işlenmiştir. Her bir ismin arkasında, toplumu şekillendiren bir anlam dünyası yatar. Tanrı’nın ismi, yalnızca bir kelime ya da sembol olmanın ötesindedir; bir kültürün değerleri, toplumsal yapıları, hatta ekonomik ilişkileri üzerinde etkisi vardır. Peki, İncil’de Tanrı’nın ismi nedir? Hristiyanlıkta Tanrı’nın isminin ne anlama geldiğini, kültürel göreliliği ve kimlik oluşumunu antropolojik bir bakış açısıyla ele almak, bize sadece dini bir sorudan fazlasını gösterir: İnsanlık tarihinin…
Yorum BırakÖzgül İletkenlik: Toplumsal Yapılar ve İletişimin Simgesi Olarak Bir Kavram Özgül iletkenlik, fiziksel bir terim olarak daha önce duymamış olsanız bile, aslında toplumun ve bireylerin etkileşim biçimlerine benzer pek çok yönü vardır. Bir maddeye, bir iletkenliğe dair soruyu düşündüğümüzde, “ne kadar iyi iletkenlik gösterir” sorusunun derin anlamlarını da sorgulamamız gerekiyor. Ancak burada konuyu yalnızca bilimsel açıdan değil, toplumsal bir düzlemde ele alacağız. İletkenlik yalnızca elektriğin akışı değil, toplumdaki bilgi, değer ve güç akışlarını da kapsar. Peki, özgül iletkenlik nedir ve bu kavram toplumsal yapılarla nasıl ilişkilendirilebilir? Fiziksel dünyada özgül iletkenlik, bir materyalin elektriksel akımı iletme yeteneğini tanımlar. Ancak, burada daha…
Yorum Bırak