En Büyük İletişim Ağı Nedir? 25 Yaşında Birinin İletişim Serüveni
Hadi itiraf edelim, her biri birbirinden ilginç, komik ve bir o kadar da karmaşık iletişim anlarımız var. Kimisi sosyal medya üzerinden, kimisi ise sokak ortasında “hey! seninle tanışalım!” diyerek kurulan diyaloglarla şekilleniyor. Ama gerçekten “En büyük iletişim ağı nedir?” diye düşününce, bu soruyu farklı açılardan ele almak gerek. Hadi bunu biraz mizahi bir bakış açısıyla çözmeye çalışalım.
İletişim Ağı Dedikleri de İşte Bu!
Herkesin bildiği gibi, iletişim çağındayız. Yani her yerde insanlar konuşuyor, paylaşıyor, bir şekilde bağlanıyor. Fakat, bir şey var ki, bazen bu “iletişim ağları” o kadar büyüyor ki, işin içinden çıkmak zorlaşıyor. Mesela dün akşam, bir arkadaşımın doğum günüydü. Takım elbiseyle gitmişim, çünkü ne de olsa “büyük bir organizasyon” olacaktı (yaklaşık 7 kişi). Sonra, orada birisiyle tanıştım ve beni hemen “çok iyi arkadaşım” ilan etti. 15 dakika sonra “bunu sakın paylaşma” dediği bir sır anlattı. Bizim şu aralar en büyük iletişim ağımız, gerçekten de takıldığımız 7 kişi ve onların 7 kişi arkadaşları… Yani tam olarak, çok büyük bir iletişim ağı değil ama sonuçta bağlantılar kuruluyor.
Bir an düşününce, “En büyük iletişim ağı nedir?” sorusu, sosyal medya üzerinden ya da akıllı telefonlar aracılığıyla değil, belki de arkadaş ortamındaki doğal akışta saklı. Bir kahve içiyorsunuz, bir şaka yapıyorsunuz ve bir anda 5 kişi gülüyor. O 5 kişi, sonra bir diğer 5 kişiye söylüyor ve bu zincir büyüyor. İşte bu, bana göre dünyanın en büyük iletişim ağı! Herkes bir şekilde bir bağlantıya sahip. Ama hangisi gerçekten en büyük? Kendi arkadaş çevremiz mi, yoksa dünyaca ünlü sosyal medya ağları mı? Aslında, en büyük iletişim ağı diye bir şey yok. Her şey, kimin kiminle ve nasıl bağlantı kurduğuna bağlı.
İç Sesim: “Bu Yazıyı Kim Okur Ki?”
Ve tabii, benim gibi birinin sürekli espri yaparak yazılar yazması da başka bir şey. İçimden bir ses diyor ki: “Ya bu yazıyı kim okur ki? Herkes kendi derdinde, ben burada sosyal medya üzerinden en büyük iletişim ağına girmeye çalışıyorum…” Ama bir de diğer taraftan bakıyorum, gerçekten, bazen o kadar fazla kişiyle iletişim kuruyoruz ki, bir süre sonra kendimi arada kaybolmuş hissediyorum. Tam 10 tane WhatsApp grubum var. Her birinde 50’den fazla insan. İnsanlar bazen, sadece “günaydın” yazmak için bile 10 dakika bekliyorlar. Ve ben hala anlamış değilim, hangi grup gerçekten önemli?
En Büyük İletişim Ağı: WhatsApp mı, Aile mi?
Geçenlerde annemle telefonda konuşuyorduk ve normalde hep klasik soruları sorar: “İyi misin? Ne yapıyorsun? Dışarıda hava nasıl?” Ama bir gün, biraz daha komik bir şey oldu. Annem “WhatsApp’tan seni görmek istiyorum” dedi. Benim aklımda hemen şu soru oluştu: “Anne, biz yıllardır canlı canlı konuşuyoruz, bir de WhatsApp’tan mı görüşeceğiz?!” Ama sonra düşündüm ve anladım ki, aslında bu, sadece iletişimin şekli. Annem beni göremediği için bir şekilde daha fazla bağ kurma ihtiyacı hissediyor. Sonuçta, en büyük iletişim ağı, belki de ailemizle, arkadaşlarımızla kurduğumuz samimi bağlantılardır. Çünkü bu iletişim ağı, sadece ekranlar ve metinlerle değil, kalp ve hislerle işler.
Biraz Eğlence, Biraz Gerçek: İletişim Her Zaman Komik Olur
Yani bu noktada, en büyük iletişim ağı meselesi biraz kafa karıştırıcı. Belki de işin içinde eğlenceli bir yan var: İletişim, bazen bizi o kadar eğlendiriyor ki, birbirimize dair düşündüklerimizle gerçekleri karıştırabiliyoruz. Bu kadar çok sosyal medya platformu var ki, hangisinde daha çok vakit geçireceğimizi bile seçemiyoruz. Instagram’da yemek fotoğraflarını beğeniyoruz, Twitter’da 280 karakterle dünyayı kurtarıyoruz, Facebook’ta ise “güncel hayatımı görmek istiyorsanız, buradayım” diyoruz. Peki ya en büyük iletişim ağı nedir? Bence birçoğumuz, hem yüz yüze hem de dijitalde bağlantılar kuruyoruz. Ama iç sesim bir dakika duruyor ve diyor ki: “Yani bunlar gerçekten bağlantılar mı? Yoksa bir süre sonra ne söylediğini bile unutacağın bir kalabalık mı?”
En Büyük İletişim Ağı ve İroni
İronik değil mi? Sosyal medya ve telefonlar sayesinde dünyadaki herkesle iletişim kurma imkânımız varken, bazen en büyük iletişim ağı dediğimiz şey, sadece kendi iç dünyamızda, birkaç arkadaş ve aileyle kurduğumuz bağ. Belki de gerçekten önemli olan, dijital dünya değil, birbirimize sağladığımız küçük, samimi iletişimlerdir. Şu an bile, tam olarak ne yazdığımı düşünüyorum ve içimden bir ses: “Umarım bu yazıyı okuyanlar sadece ‘bunu geçelim’ demiyordur.”
Sonuçta, En Büyük İletişim Ağı Kimlerle Kurulur?
Bütün bunları düşündükçe, bir noktada şu sonuç çıkıyor: En büyük iletişim ağı, gerçekten kurduğumuz bağlarla şekillenir. Sosyal medyanın gücü ve mesajlaşma uygulamaları ne kadar güçlü olursa olsun, gerçek iletişim ancak yüz yüze, gerçek bir diyalogla kurulur. O yüzden belki de en büyük iletişim ağı, hayatımızdaki doğru insanlarla kurduğumuz, anlamlı ve samimi iletişimdir. Ya da belki de bir gün, bu yazıyı 10 yıl sonra okuduğumda, gerçekten kimse hatırlamıyordur. Kim bilir?